Ekonomik Kalkınma Modelleri Nelerdir ?

  • 03 Kasım 2016
  • 3.385 kez görüntülendi.
Ekonomik Kalkınma Modelleri Nelerdir ?

A ) DENGELİ KALKINMA (BÜYÜME ) MODELİ : Birbirlerini tamamlayacak sekilde veya birbirlerine talep yaratacak sekilde farklı sektörlere es anlı olarak yatırım yapılır.
• Rosenstein – Rodan ‘ ın Büyük İtisTeorisi , dengeli kalkınmayı açıklamak üzere kullanılabilir.Buna göre özel sektör , piyasanın küçük olması nedeniyle yatırım yapma konusunda isteksizdir.Rosenstein – Rodan , sanayi isletmelerinin optimum ölçege ulasabilmesi için piyasanın yeterli ölçüde genis olması gerektigini vurgulamıstır.Piyasanın küçük olması teknik olarak talebin bölünemezligi olarak da adlandırılır.
• Az gelismis ülkeler durgun ülkelerdir.Bundan kurtulma için kisi bası gelir artıs hızı belirli bir esik degere ulasmalıdır.
• Piyasanın genisletilmesi ve kalkınmanın ilk hareketini meydana getirebilmek için az gelismis ülkelerde kamu tarafından , özel üretken yatırımlara dıssallık yaratacak sekilde sosyal sabit sermaye yatırımları(alt yapı yatırımları) yapılmalıdır.
• Rosenstein – Rodan ‘ın yanı sıraLewis ve Nurkse de dengeli kalkınmanın savunucularıdır.

B ) DENGESİZ KALKINMA (BÜYÜME ) MODELİ
• Albert Otto Hirschman’ın öncülügünde ekonomide ekonomide öncü sektörlere yatırım yapılması bütün sektörlerin gelismesini saglar.Az gelismis ülkelerde iktisadi kaynak kıttır ve bu ülkeler dengeli kalkınmayı gerçeklestirecek teknik bilgiye ve teknik personele sahip degildirler.Bu nedenle ülkeler ya sosyal sabit sermaye yatırımlarında (altyapı) yada dogrudan üretken faaliyetlerde yogunlasmalıdır. Hirschman ın somut önerisi az gelismis ülkelerin kaynaklarını öncelikle ara imalat sanayisine aktarmasıdır.Bu sektörün ileri ve geri baglantıları yüksektir.
• Perroux , Scitovsky ve streeten gibi iktisatçılar dengesiz kalkınmayı savunmuslarıdır.

C ) YOKSULLUĞUN KISIR DÖNGÜSÜ (NURKSE) : Yoksul ülkelerin yoksul olmalarının sebebi yoksulluktur.Yoksullugun kalkınmıslıgın önündeki en büyük engel oldugunu söyler.Yoksulluk Tuzagı da denen bu modelde az gelismis ülkelerin gelir düzeyi düsük oldugu için düsük tasarruf ederler buda düsük yatırıma dönüsür ve bu döngü böylece devam eder gider.

D ) SINIRSIZ EMEK ARZI MODELİ (ARTHUR LEWİS) : Nobel ödüllü iktisatçıya göre az gelismis ülkelerde dual ekonomi(modern kesim ve tarım kesmi) vardır.Sanayi kemsinin ihtiyaç duydugu emek tarım kemsinden saglanacaktır.Sanayi kesiminin ihtiyaç duydugu is gücünü yüksek ücretler vererek tarımdan saglamasına sınırsız emek arzı denir.

E )HARRİS – TADORO MODELİ : Kırsal kesimden kentsel kesime göçü inceler. Göçlerin nedeni ücret farklılığıdır. Kentte sanayi sektörü olduğundan is bulacağını düşünen kırsal kesim kente göçecektir.Ayrıca kentte işsizliğin azaltılması için daha fazla üretim tesisi açılacak ve buda köyden kente göçü arttıracaktır ki buna Tadoro Paradoksu denir.

F ) SINGER – PREBISCH MODELİ : Yapısalcı model olarak literatürde yer alan bu modele göre dıs ticaretin az gelişmiş ülkelerin kalkınmasında faydalı olmayacağı görüsüne dayanır. Gelişmiş ülkeler ile az gelişmiş ülkelerin yapacagı dıs ticaret sonucunda az gelişmiş ülke zararlı çıkacaktır.Yapısalcı modele göre kalkınmanın saglanabilmesi için özel girişimciye devlet desteği şarttır.Büyüme anca yardımla olur diyen ve borçlanmayı savunan prebisch e karsı singer dıs borçlanma be yabancı yatırıma karsı çıkar.

G ) BAĞIMLILIK YAKLAŞIMI (BARAN – FRANK ) : Sömürge olmaktan kurtulan az gelismis ülkelerin ekonomik olarak sömürgesi oldukları ülkeye bagımlılıktan kurtulamamaları sanayilesme ve kalkınmayı engelleyen sebetir.

H ) KURUMSALCI MODEL (MRYDAL – AYRES ) : Mrydal ekonomide ki kutuplasmaya deginirken ayres teknolojik gelismenin önündeki engel toplumun geleneklere baglı bir yapı sergilemesidir der.Mrydal ise kalkınmanın veya sanayilesmenin belirli bölgelere toplanması az gelismis ülkelerin lehine olacak ve diger bölgeler kalkınamayacaktır.Kutuplasma kalkınmanın önündeki en büyük engeldir der buna karsı çıkan perroux ise kutuplasmanın top yekun kalkınmayı saglayacagını düsünür.

I ) DEMOGRAFİK GEÇİŞ TEORİSİ : Nüfus büyüme oranının bagımlı , iktisadı büyüme ve kalkınmanın ise bagımsız degisken oldugu bir yaklasımdır.

K) KRİTİK MİNUMUM ÇABA TEZİ (HARVEY – LEİBENSTEİN) : Kisi bası geliri gelir artıs hızının nüfus artıs hızını kalıcı bir sekilde astıgı düzeye kadar yükseltmek amacıyla yapılması gereken yatırımların , gerçeklestirilmesi için gerekli minimum çabayı ifade eder.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ