Oylama Kuralları Nelerdir?

  • 19 Aralık 2016
  • 1.349 kez görüntülendi.
Oylama Kuralları Nelerdir?

Oylama Kuralları : Demokratik toplumlarda, bireysel tercihlerinden toplumsal tercihlere geçiş “oylama” ile olur. Bireylerin doğrudan kararlarını bildirdiği modellere doğrudan demokrasi, temsilciler aracılığı ile bildirmesine temsili demokrasi denir.
Oylamada amaç toplumsal karar alabilmektir. Oylama kuralları çeşitleri ise
-Oy birliği kuralı
-Oy çokluğu kuralı
-Condorcet kuralı
-Bordo kuralı
-Puanlı oylama kurallarıı gibi çeşitlere ayrılır.

Bunları kısaca inceleyecek olursak:

Oy birliği kuralında bütün seçmenlerin tercihleri aynı yönde olmalı. bu kuralda her seçmenin veto hakkı vardır. Eğer bir seçmen veto ederse o karar alınamaz.

Oy çokluğu kuralı ise ik şekilde uygulanır. 1. basit çoğunluk. bu çoğunlukta en fazla oyu alan kural kabul edilir.
2. ise nisbi çoğunluk ; Bu çoğunlukta ise seçmenlerin yarısından fazlasının oyunu alan kural kabul edilmiş olur. Bu kurala medyan seçmen kuralı da denir.

Oy çokluğu bazı durumlarda çalışmayabilir. Bu duruma oylama paradoksu denir. Şöyle ki ; “belli bir oylama kuralı ile bireysel tercihlerden toplumsal tercihlere ulaşamama durumudur. Oylama paradoksuna en iyi örnek aşağıdaki gibidir.

Memur maaşlarına yapılacak zam konusunda yapılan oylamyı gösteren tabloda Her bürokrat artış konusunda düşük orta ve yüksek olmak üzere farklı üç seçeneği önermiştir.

Bürokratlar Düşük zam Orta zam Yüksek zam
A 1 2 3
B 3 1 2
C 3 2 1

Buna Göre : Her zam en az iki oy alması gerekir. üç seçenekte aynı anda oylanamayacağından ikişer ikişer oylama yapılır.

– Düşük ile orta zam oylanırsa; A düşük, B orta, C düşük zam tercih ederse düşük zam kazanır.
– Orta zam ile yüksek zam oylanırsa; A orta zam, B orta zam, C yüksek zam tercih eder. Bu durumda orta zam kazanır.
– Yüksek zam ile düşük zam oylanırsa; A düşük zam, B Yüksek zam, C Yüksek zam tercih eder ve Yüksek zam kazanır.

Sonuçta her tercih birer oy almış olur. En 2 iki oy alan bir tercih alınamadığından karar alınımaz.

Bunun nedeni ise bazı seçmenlerin karararında tutarsız olmasıdır. Örneğimizde C Tutarsız davranmıştır. Çünkü Yüksek zammı 1. sıraya Düşük zammı 2. sıraya düşük zammı 3. sıraya koymuştur. Anacak c tercihlerini tek doruku yaparsa oylama paradoksu ortadan kalkar. Bu duruma Black teoremi de denir.

Bunu aşağıdaki şekilde gösterebiliriz.

Dögüsel çoğunluk; Üç seçmenin ve sadece üç seçmenin bulunduğu bir durumda önerilen seçenekler ikşer ikişer oylandığında  ve seçeneklerin sırasıyla birbirine karşı kazandığında sonucun belirsiz olduğu duruma denir. Bu durumda oylama paradoksu oluşur.

Condorcet kuralı: İlk kez Condorcet tarafından ortaya atılan bu durumda, döngüsel çoğunlukta çözümüne yönelik öneri ortaya koymuştur. Buna göre döngüsel çoğunlukta oluşan çıkmaz için bir seçeneğin diğer seçeneklere karşı oylamaya sokularak  kazanmış olma şartı ile seçimi kazanacağını ileri sürmüştür.

Borda kuralı : Fıransız Borda tarafından önerilmiştir. Borda seçmenlerden seçeneklere ilişkin olarak azalan bir oranda oy vermelerini istemiştir. Seçenekler diğer seçeneklere karşı tek tek oylandığında en çok ağırlık oyu alan seçeneğin kazanacağını ileri sürmüştür. Bu kuralda seçenekler aynı ağırlıklı ortalama oyu alma ihtimali olduğu için döngüsel çoğunluk oluşabilir.

Puanlı oylama : Bu kuralda seçmenlere belli oylar verilir ve bu oyların seçeneklere dağıtarak seçimini yapar. En çok oyu alan seçenek kabul edilmiş sayılır. Böylece seçmenler piyasa yapısan benzer bir şeklide tercih yoğunluklarını belirler.

Oy değiş tokuşu : Bu teoriye göre Oy çokluğu ile kabul edilemeyecek olan bir tercih, seçmenlerin birbirininin tercihlerine oy vermesi ile o tercih çok çabuk kabul edilebilir. Burada amaç seçmenlerin kendi çıkarlarını maksimum yapmaktır. Oy değiş tokuşu ile kamu hizmetleri ve doğal olarak kamu harcamaları artar.

Optimal oylama kuralı: Buchanan ve Tullock tarafından ortaya atılan bu görüşe göre; alınan kararlar oy birliği ile alınmalı ancak bu durum çok zor ve çok maliyetli olduğu için anayasal düzey ve anayasal düzey sonrası olarak ikiye ayrılır. Anayasal düzey kararlar oy birliği ile anayasal düzey sonrası kararlar oy çokluğu ile alınmalıdır. Hangi kararların anayasal hangisinin anayasal olmadığını karar alma sisteminin maliyeti belirler.

Arrowun imkansızlıklar teorimi : Arrowun 1951 yılında ortaya attığı bu görüşe göre; oy çokluğu kuralı ile sosyal tercihlere ulaşılacağı fikrini ret etmektedir. Bu oylamanın kabul edilebilir oylama olması için belli kurallarının olması gerektiğini savunur. Bu koşullar şunlardır.
– Seçenek sayısı ikiden fazla olmalı ve tüm seçenekler oylanmalıdır.
– Bireysel ve toplumsal tercihler arasında pozitif bir ilişki olmalı
– ilgisiz görülen seçenekler oylamadan çıkarıldığında diğer seçeneklerin toplumsal sıralaması değişmemeli.
– Diktatörlük durumu olmamalı.
– Hiç bir seçenek topluma dışarıdan zorla kabul ettirilmemeli.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ